UÇAN EJDERHA
“Eyvah, dün akşam ne yaptım ben? İki pizza, iki dilim pasta, iki paket de çikolata yedim. Neden?
Çünkü yeme atağı geldi yine…” Bu cümlelerin zihinde tanımlaması nasıldır acaba bir bakalım;
“yeme atağı” diye bir şey var, sanki birisi, dışarıdan birisi, ufukta görünüyor ve üstünüze
üstünüze geliyor. Sizde kontrol yok, o gelişi kabul ediyorsunuz. Geliyor ve yeme işlemini size
yaptırıyor, sonra da gidiyor. Sizde kalan ne? Önce rahatlama, sonra bir iki kilo ve arkasından
pişmanlık… 🙁
Ben bu yeme atağını kanatlı bir ejderhaya benzetiyorum, ufuktan görünüyor, “dikkat ejderha
geliyor” çıkar şimdi kılıcını ve kes başını… İlla bir atak gelsin istiyorsan yürüyüş atağını, spor
atağını çağır. 🙂 Hoş gelsin, kabul et, at kendini dışarıya ya da spor salonuna. Hiç değilse atak bir
işe yarasın. Bu atağın sonunda terler, toksinlerini atarsın, beyninde sağ ve sol lobu dengeler,
mutluluk hormonuyla gülümsersin ve 300-500 gram da verirsin.
Her zaman “sorunlarınızı dile getiriş şeklinize bakın, size zihninizde neler olup bittiğini açıklar”
diyorum. İşte bu da onlardan biri. Duygusal dalgalanmalar sonuncunda yeme atağınız oluyorsa ve
siz bunu “yeme atağı geldi” diye dile getiriyorsanız, atağa güç verirsiniz, atağı beslersiniz ve
atağın hep gelmesini kabul edersiniz. Sanki bunu değiştirmek sizin elinizde değilmiş gibi
düşünürsünüz ve atağa teslim olursunuz. Çünkü her söyleminiz kuvvetli bir telkindir.
Eğer sizin de böyle ataklarınız varsa ilk adım olarak atağınızı somut bir şeye benzetin, sonra da
onu nasıl ve ne ile öldüreceğinize karar verin. Ve kendinize atak öldükten sonra yapacak faydalı
bir şey bulun.
Sevgi ve sağlıkla ilerleyin…
Arzu Bıyıklıoğlu
NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu